BENİM SARI KEDİM TARÇINIM:))
6/8/2008 · Kategori: GUNLUK
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
EVİME DİNAMİT ATTILAR SANDIM!! ALLAH KORUDU BENİ
6/8/2008 · Kategori: GUNLUK
Uzun zamandır uğramadığım bloguma girerken yüzüm kızardı arkadaşlar. Bu bir sorumluluk. Kendi kendime kızıyorum. Niye bu blogu açtım diye. Ya açtıysan devam ettir, yada sil gitsin. Olmaz işte o olmaz. Kıyamıyorum. Azda olsa bir şeyler yapmışım. Yazmışım. sizlerle paylaşmışım. Blogumun adına bile kıyamıyorum silmek için. Bu blog ismini bana http://BARIS59.blogcu.com önermişti. Çok sıcak bakmıştım bu isme. Hem alıştım. Sanki bir parçam oldu bu blog. Ama bir dakka arkadaşlar hemen kızmayın. Bilo bu bloga girmedi ama hele bir sor niye girmediJ) Yaz ayı. Çocuklar okula gitmiyor. Hep başımdalar. Bilgisayarın başından kalkmıyorlar. Kalksalar da o zaman benim canım istemiyor. Düğün ayı, nişan ayı, sünnet ayı. Bu gün rahatsam , yarın dırt diye bişe çıkıyor. Açıkçası çokta keyifli bir yaz geçirmiyorum. Kızımın sınavları vardı. Sağolsun çok istediğimiz bir puan getirmedi. Ama yinede 24 tercihi yapıp yolladık. Kısmet nereyse artık. Kazanır çok seviniriz, kazanmaz evladım benim. Öldürecek halim yokya. Seneye bir daha girer. Bunu atlattık.
Kobieta’nın oğlunun sünneti. Bunu da atlattık. Görümcem omur kemiklerinden birini kırdı. Şimdi çelik boynundan kalça altına kadar çelik korse içinde. Sonra http://kobieta.blogcu.com arkadaşımın eşi çirkin bir saldırıya uğradı. Kolu bacağı kırıldı. Ameliyat oldu. İnşallah onuda kısa zamanda atlatacağız. Aslında bu konuya derinden bir değinmek gerekecek daha sonra. Sonraaa yeğenim evlendi. Kınası, nikahı, offf of. Yorgunluk had safhada. Canım hiç birşey yapmak istemiyor. Bilgisayarım çöktü. Nerdeki mikrop var hepsi içinde. Laptop işe yaramıyor. Ne diye çıkardılarsa. Vista’mı neyse işte. Hiç bana uygun bir program değil. Q klavye, ben F kullanıyorum. Arkadaşlar bahanem çok. Ama şimdi söyleyeceğim konu için sakın bahane demeyin. Çünkü çok önemli ve beni derinden üzdü. Ankara Büyükşehir Belediyesi sinin yaptığı ; bana değil benim etrafımda olan 4-5 blok apartman çok kötü durumda. Ama ne yalan söyleyim, ben daha bir kötü durumdayım.
XXXXXXXXX
Bu Sözlerim BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SİNE VE SAYIN MELİH GÖKÇEK’edir.
Bulunduğum sokakta Anadolu Bulvarı yapılıyor. Yani köprü, alt geçip falan. İyi tamam kardeşim yapında e gelin bir bakın bakalım belediye olarak. Nasıl yapar , nasıl ederiz, bu sakinleri nasıl rahatsız etmeyiz. Zarar verirmiyiz, vermezmiyiz. Verdiniz kardeşim verdiniz. Hemde zararın en kötüsünü en ağırını verdiniz. Sayın Belediye Başkanı Melih GÖKÇEK bey gelip bir baktınızmı o olur imzanızı atmadan şöyle bir etrafa. Tamam dediniz olur. 10 tane mühendis attı ya imzayı, demek ki sakınca yok burada bulvar yapmak için dedin ve attın imzayı. Kim kabul eder evine 
Ben birinci katta oturmayı kendim tercih etmiştim. Yükseklik fobim var. Ama şimdi daha kötü bir durumdayım. Tam anlamıyla Metris cezaevi gibi. Balkonumda ayakta durduğumda duvar tam alnımın ortasında. 
Havaya bakıyorum sayenizde sayın başkan havayaa. Verdiğiniz taşaron firma mesai mevhumu nedir bilmeden çalışıyor. Onların bir kabahati yok ki. Kabahat sizde. Kim denetliyor, kim gelip bakıyor. Haftanın tüm günleri dahil sabahın 7 sinde başlayıp gecenin 2 sinde bitiriyorlar çalışmayı. 
Vinçler, dozerler. Dayanılmaz bir gürültü . Vinç bilmem kaç kiloluk kalıpları yerleştirirken bina yerinden oynuyor. Sürekli lambalara bakıyorum deprem mi oluyor diye. 
Evet o vinç sayesinde bende paramparça olacaktım. vincin yapmış olduğu gürültüden basınca uğrayan balkon camım(damperli) bomba gibi patladı. 
Evime dinamit attılar sandım. Saniyelerle suratım parçalanmaktan kurtuldu. Kim verecekti hesabını bunun. Siz mi. Kırk yıl kırk yerden arttırıp biriktirdiğim parayla aldığım evimi iki paralık ettiniz. Evet bu mağduriyetimizi ödeyebilecekmisiniz sayın başkan. Belki denk gelir okursunuz bu yazıyı. Siz benim yerime koyun kendinizi ve şu koyduğum resimlerde gördüğünüz evde otururmusunuz. Onu bana bir söyleyin. Ha belki diyeceksiniz. Şükredin Allaha. Ben gecekondu nedir bilen biriyim. Ve yıllarca oturdum. o zaman da Allahıma binlerce şükrediyordum. Şimdi burada oturuyorum ve emeklerim karşılığında aldığım bu evin zırttan bir bulvar için heba olmasına göz yumamam. Ama artık iş işten geçti. Yapılacak bir şey yok. Başımı eğip bunu kabullenmem gerek öylemi. Yemezler…hak hukuk devleti deniliyor. Hak hukuk devleti falan değil. Öyleyse nerde vatandaşın hakkı. … Hani bir inşaat yapılırken bazı kibar firmalar büyük tabelalarla yazarlarya “ VATANDAŞA VERDİĞİMİZ RAHATSIZLIKTAN DOLAYI ÖZÜR DİLERİZ” ya bu bile yok. Hani vallaha aradım ya . neyse kapak olsun diye ben buradan yazacağım.
BİTTİ
Şu koyduğum resimlere gerçekten bir yorum isteyeceğim arkadaşlar. Ben haksızsamda lütfen söyleyin bana…
Öyle bunaldım öyle bunaldım ki, sürekli evde kaşlarım bıyık gibi.. Hiç evde durmak istemiyorum. Kaçmak istiyorum oraya buraya. Evimden soğuttular beni. OFFF YAA OFFFF
DURDURUN DÜNYAYI İNECEK VARRRRRRRR!!!
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!
ÇENGELHAN(RAHMİ KOÇ MÜZESİ)VE SAMANPAZARI/KALE GEZİNTİSİ
19/5/2008 · Kategori: GUNLUK
Anlatımı geç kalmış bir gezinti hikayesi....(25.04.2008)
KAMERA: KİANA ÇENGELHAN GİRİŞ
KAMERA: KİANA ÇENGELHANIN İÇİ
Sevgili blogcu arkadaşım (http://hamdivehusnucan.blogcu.com/ ) hocam; Zehra Hanımla 1 hafta öncesinden planladığımız gibi Samanpazarında buluştuk. Niyetimiz Kaleye çıkıp şöyle güzelce bir gezmekti. Yavaş yavaş eski Ankara sokaklarından yokuş yukarı çıkıyoruz. Hakikatten çok yokuş. E susadık haliyle..Zehra Hocam "hadi Çengelhan'da birer çay içelim, dinlenelim, sonra müzeyi gezip öyle çıkarız kaleye" dedi. tamam tabi kabul ettim. Rehber Zehra Hocam. Yıllardır gelmemişim bu sokaklara. Neyse Çengelhan'da Rahmi Koç Müzesinin üst katında bir cafeye oturduk. Önce bir-iki çay. E sonra karnım acıktı. Menüye baktık. Öyle menüde resim falanda yok. Sadece yemek isimleri ve fiatlar. Valla ne yalan söyleyim en ucuz menüyü seçtim. İyiki de ucuz seçmişim. Baya bi bekledik yemek gelmesi için. Dedimki içimden heralde çok güzel bir tost bu gelecek tost. hiç görmediğim gibi birşey. Eee burası Kale nede olsa,turistik bir yer...Mutlaka çok özenile bezenile yapılıyordur yiyecekler diye düşünürken, güzelmi güzel garson kızımız tostlarımızı getirdi. Ya bilseydim evden beslenme hazırlar götürürdüm. Gele gele aha da şimdi aşağıda resmini gördüğünüz tost geldi. Hazır tost ekmeğinin arasına bir ince dilim kaşar, yanında birkaç dilim domates ve salatalık. Şaşırdım kaldım. Bari bir iki yeşillikle renklendirselerdi. Bu görüntünün fiatı öyle az boz değil arkadaşlar. Bayağı bir tuzlu fiat bana göre.:))) Yemekten zevk almadım ama müze görülmeye değer bir yer.
KAMERA: KİANA DOYURMAYAN ÇOK PAHALI TOST:))
Neyse doymadan kaktık tabii....sinir oldum....
Başladık müzeyi gezmeye.
KAMERA: KİANA ESKİ KAHVE DEĞİRMENİ
İnanılmaz güzellikte eski tarih kokan bir yer. Neler yokki. Görmediğim ve daha doğrusu bilmediğim birçok eseri gördüm. tabi bu arada hocam rehberliğin en klasını yapıyor bana daha önce geldiği için.
KAMERA: KİANA MİNYATÜR EŞYALAR
Önüme gelen herşeyin resmini çekmek isterdim Ama buna zaman yok. Çekebildiğim kadar resim çektim.
KAMERA: KİANA MİNYATÜR EŞYALAR
Burada yayınladıklarım da çok az bir kısmı zaten. Sabahtan gelip akşama kadar inceleye inceleye, anlaya anlaya gezip öyle resimlemek gerekiyor.
KAMERA: KİANA EN ESKİ PİANO
KAMERA: KİANA ESKİ AYDINLATI DEĞİŞİK BİR LÜKX LAMBA
Çengelhan'da en son durak Han'ın tuvaletiydi. Hiç beklemediğim bir tablo ile karşılaştım bayanlar tuvaletinde. Zira bilirsiniz dışarda bir yerde tuvalete girdiğiniz zaman eve geldiğinizde kırklanmak gerekiyor.:)) Dışarda tuvalet denilince aklıma hep Terminal tuvaletleri gelir de...
Gezinin bu kısmını kötü olduğu için değil güzel bir tablo ile karşılaştığım için yazıyorum. Valla ne yalan söyleyim birde resmini bilem çektim. Sizde gördüğünüz zaman eminim hak vereceksiniz bana.
Alın bakın resimlerine de görün bir tuvalet nasıl olur...
KAMERA: KİANA ÇENGELHANIN BAYAN LAVABO GİRİŞİ
Girişte sağ tarafta hemen içine güller konmuş eski bakır kararmış bir helke.....
KAMERA: KİANA ÇENGELHAN BAYAN TUVALETİ
Pırıl pırıl lavabolar ve pırıl pırıl tuvalet... Kağıtlar, sabun, hijyen için ne varsa konulmuş.
Dışarıdaki bütün lavaboların böyle olmasını ne kadar çok isterdim...
KAMERA: KİANA TERTEMİZ LAVABOLAR
Neyse çıktık kaleye doğru şöyle bir uzanalım dedik....
KAMERA: KİANA KALENİN SURLARINDAN
KAMERA: KİANA KALENİN BİR TARAFTAN GÖRÜNÜŞÜ
Ama bu sefer fiatlar normaldi. 50 metre aşağıda ki fiatlarla alakası bile yoktu. Ara sokaklarda gezinirken içim acıdı. Üzüldüm açıkçası. Heryer, her ev, her dükkan bir ticarethane haline gelmiş. 1 ytl lik birşey bile 5 ytl den satılıyor. Eski Ankara'mın yeni halini pek içime sindiremedim doğrusu. İnsanlarda o saf duru, masum görünüş, o mütevazilik nereye kaybolmuş... Çok baktım. Sokak arasında insanların yüzünde o güzel ifadeyi... aradım, bulamadım, göremedim....Yaşam şartlarımı acaba o ifadeleri alıp götürüyor bizlerden, yoksa kişinin kendi doğasında mı var. Çözememişem.....arkadaşlar.
KAMERA: KİANA KALEİÇİ ARA SOKAKLAR
Ya tamam . Olsun restorasyon yapılsın. İçini yap, mutfağını temizle.... ne bileyim ters bana ters...
KAMERA: KİANA ELİT İNSANLARIN GELDİĞİ LOKANTA
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği'de Kale içinde. hoşuma giden tarafı eski ama çok eski olmasına rağmen el sürülmemiş, dış kapısı dahil orjinalliği bozulmamış bir yapının içinde. İşte budur arkadaşlar
KAMERA: KİANA TÜRKİYE FOTO MUHABİRLERİ DERNEĞİ
Aşağıda gördüğünüz yer kaleye çıkarken restourant yapılmış bir ev. restore edilmiş tabii.
KAMERA: KİANA RESTORE EDİLMİŞ VE LOKANTA YAPILMIŞ BİR EV
Kalenin tam bayrağı gören yerine gidemedik. Akşam olmuştu. Tekrar gelmeyi ve bu sefer sadece Ankara kalesini gezmeyi planlayarak ayrıldık Zehra Hocamla. Güzel ve yorucu bir gün olmuştu benim için. Çok gezen çok bilirmiş. Değdi yorgunluğuma arkadaşlar.
Şaşırdım. İnsan köye gider de hani, bir köy evinde, tandır yerine ocaklı fırın görünce nasıl şaşırır (ben şaşırırım) Ben köyde tandır görmek isterim, köyün doğası neyi kaldırırsa onu görmek isterim.. lafı nereye getirmek istiyorum arkadaşlar...taaa nerden nereye örnek veriyorum.... Ara sokaklarda eski evleri görmek isterken a'na birde baktımki son derece modern bir yapı. Washington Haus diye bir restourant..Çok güzel yapılmış, harika bir mimari..(Lokanta demek istiyorum bu arada) Zehra Zocam oranın çok elit kişileri ağırladığını söyledi bana..Tam anlamıyla kalenin surlarına kadar çıkamadık ama ara sokaklarında bir gezinti ve yine bir çay molası verdik.
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!
NİHAYET YENİ BİR YAZI:)))
18/5/2008 · Kategori: GUNLUK
Sevgili Blogcu Arkadaşlarım ve sayfamı ziyaret eden diğer ziyaretçilerim;
Uzunnn bir süreden beri açmış olduğum bu sayfama çok istediğim halde yeni birşeyler ekleyememenin üzüntüsü içindeyim. Zamansızlıktan diyemeyeceğim...... zaman oldu fakat belki bir isteksizlik, belki de karar verememe, ne yazacağım, ne yazabilirim ki korkusu....Belki de mükemmelliyetçilik duygusu... Herneyse işte. yazmadım. Ama bir blogu açtığınız zaman bırakamıyorsunuz. Hep suçluluk duygusu, hep bir yük ve sorumluluk. Sanki yapmanız gereken bir işi hep erteleme hep erteleme....Bu arada ben şablon uyarlama çalışmasına da çok verdim kendimi. Cidden çok zor bir iş. Gözlerim kör oldu desem yeridir. Ama olsun. Yapacağım dedim ve yaptım. becerdim ben bu işi. Şimdi istediğim şablonu uyarlayabiliyorum. Mutlaka eksikleri oluyor. Tam profesyonelce oluyor demiyorum ama kullanılabilir şablonlar yapabiliyorum artık. Daha da ilerletmek istiyorum. Eminim sizlere çok güzel şablonlar çıkarıp başka bir sayfada bunları yayınlayacağım.Bir-iki arkadaşıma yaptım. kullanıyorlar. İsterimki herkesin istediği şablonlar yapabileyim. Ben biraz maymun iştahlıyım. beğenip, başlayıp sonra yarım bırakıyorum. bu olmadı, bunu beğenmezler diye. Ama o kadar çok site gezdim ki, ne Çin, ne italyan, ne İspanyol nede Habeşistan sitesi kalmadı. Saatlerce gezindim durdum. Dil anlamak zor ( bu arada biraz şımartayım kendimi:))) hemen hemen her dilden biraz birşeyler öğrendim sayılır..)Şu anki sayfamı kendim uyarladım. Belki birkaç gün sonra yine değiştiririm. değişiklikten hoşlanıyorum. Eleştirilerinizi de bekliyorum ama.
Beni sobeleyen arkadaşlarım oldu. Onlara çok kısa bir sürede cevap vereceğim. Çok üzgünüm. Önemsemediğimden değil. Elim kalkmadı bir türlü cevap vermek için...Özür sevgili arkadaşlarım..
Yeni birşeyler eklemek umuduyla kalkıyorum bilgisayar başından. Şu an saat 04.39...
Görüşmek üzere CANLAR...
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!
« Önceki ::
![]()
ANA MENÜ

















