BAHAR BAYRAMI....
20/3/2008 · Kategori: GUNLUK
Daha çok Asya kıtasında kutlanan bu bayram
antik çağlardan bu yana farklı toplumlarca
farklı şekillerde oluşturulmuş ritüelledir.
Son buzul çağının sona erip iklimin
elverişli hale gelmesiyle mağaralardan
çıkan insanoğlu verimli topraklarda ve
su kaynaklarına yakın yerlerde yerleşik hayatı
başlatmış ve etrafında olan biteni anlamaya
çalışarak çeşitli inançlar ve ritüeller
oluşturmuştur. Güneşin hayat kaynağı olduğu,
yeniden doğması için her gün dinsel törenler
yaparak ondan yararlanma gibi bir çok ritüelden
bahsetmek mümkün. Nevruz da gece ile gündüzün
eşitlendiği, adı geçen coğrafyada kışların çok
sert ve uzun geçmesi yüzünden, zor kış
aylarının bitip baharın gelişi, hayatın yeniden
canlanışı,
toprağın ürün vermeye hazırlanışı, hayvanların
üreyip çoğalması, yani insanın yaşamını sürdürebilmesi
için gerekli olan şeylerin oluşması için ürün
vereni öykündürme, onları ürün vermeye teşvik etme,
gibi sebeplerle bu ritüelleri oluşturmuşlardır.
Zaman içerisinde bu ritüeller farklı yerlerde
farklı şekillerde yapılmış, ve farklı
anlamlar yüklenmiştir. Türk topluluklarında
yeni yılın başlangıcı, baharın müjdecisi ve
Ergenekondan çıkış günü olarak kutlanmış
ve hala kutlanmaktadır. Nevruz İranda, İran
Zerdüştlüğü (ateşe tapma)ile harmanlanarak
kutlanmış ve kutlanmaya devam etmektedir.
Nevruzda büyük ateşler yakılır, ev ve içindeki
tüm eşyalar temizlenir, yakılan ateşe işlevini
yitirmiş ve eskimiş eşyalar atılarak ateş
harlanır ve üzerinden atlayarak de
arındıklarına, yenilendiklerine inanırlar.
Farklı toplulukların, farklı medeniyetler
oluşturduğu ve kültürel bir alaşım merkezi olan
Anadolu da, farklı yerlerde Nevruz özde
bahar bayramı olarak ancak farklı
şekillerde kutlanmaktadır. İran sınırına yakın
yerlerde, büyük ateş yakma ve üzerinden atlayarak
arınma inancı, bazı yerlerde yeni yıla başlangıç ve
yeniden dirilişi temsil ettiği için bu günde
tutulan dileklerin gerçekleşeceği inancıyla çok
çeşitli ritüeller yapılır. Bir örnek, Kars ve
çevresinde, oldukça tuzlu bir çörek hazırlanır
ve buna GILİK denir. Evlenme çağında erkek
yada kız hazırladıkları GILİK i yiyerek ve
niyetlenerek yatarlar. Rüyada kendisine su veren
kişi ile evleneceklerine inanırlar. Ege bölgesinde
Nevruz da genç kızlar giyinip kuşanarak yüksek
tepelere çıkar ve bağırırlar,
-“Ahdım, kocaya gidecek vaktım” diye. Kutsal
sayılan yerlerde, yükseklere, ağaçlara adak bezi
bağlama vb. bir çok ritüel sayılabilir.
Aslen doğanın canlanması ve baharın
başlangıcı olarak kutlanan Nevruz a zamanla farklı
anlamlar yüklenmiştir. Alevi-Bektaşi topluluklarda
Hz. Ali nin doğum günü, Hz Ali ile Fatımanın evlendiği
gün, Hz Muhammedin veda haccı yıldönümü
olarak da kutlanmaktadır.
Başta da belirttiğim gibi bu özel günler
bizden önce yaşayan insanların yaşadığı alanı ve
yaşamı anlamak için yıllar içinde oluşturduğu
önemli kültürel zenginliklerdir. Bugün bizler
bu önemli kültürel zenginliğin varisleri olarak
bu günleri şiddet ve kavgaya dönüştürmeden önemli
kültürel varlıklar olarak yaşatmak, sevgi ve barış
içinde insana yaraşır şekilde kutlamalıyız
diye düşünüyorum.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!Arkadasina Gönder!
1 yorum yazilmistir
Yazan:kamuranesen | Tarih: 2008-03-26 08:12:03Konu: ..............
Kültürel zenginliklerimizin, bizim için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu biliyoruz.Ama, kötü niyetli kişiler; kültürel zenginliklerimizin bir uzantısı olan bu özel günlerimizi bile kavgaya, karmaşamaya dönüştürmek istiyorlar.Umarım başarılı olamazlar.
Sevgiyle...:)
![]()
ANA MENÜ


